BİZ İNSANLAR NEDEN İDRAK EDEMİYORUZ?
BÜTÜN PEYGAMBERLER BAKIN BİZLERE NE
SÖYLÜYORLAR.
26/ŞUARÂ-106: İz kâle lehum ehûhum nûhun e
lâ tettekûn(tettekûne).
Onların
kardeşi Nuh (A.S) onlara: “Takva sahibi olmuyor musunuz?” demişti.
26/ŞUARÂ-107: İnnî lekum resûlun
emîn(emînun).
Muhakkak
ki ben, sizin için emin bir resûlüm.
26/ŞUARÂ-108: Fettekûllâhe ve etîûn(etîûni).
26/ŞUARÂ-108: Fettekûllâhe ve etîûn(etîûni).
Öyleyse
Allah'a karşı takva sahibi olun (Allah'a ulaşmayı dileyin). Ve bana itaat edin
HZ.HUD
AS. KAVMİNE NE SÖYLÜYOR?
26/ŞUARÂ-124: İz kâle lehum ehûhum hûdun e lâ
tettekûn(tettekûne).
Onların
kardeşi Hud (A.S) onlara: “Siz takva sahibi olmayacak mısınız (Allah'a ulaşmayı
dilemeyecek misiniz)?” demişti.
26/ŞUARÂ-125: İnnî lekum resûlun emîn(emînun).
Muhakkak
ki ben, sizin için emin bir resûlüm.
26/ŞUARÂ-126: Fettekullâhe ve etîûn(etîûni).
Öyleyse
Allah'a karşı takva sahibi olun (Allah'a ulaşmayı dileyin) ve bana itaat edin
(bana tâbî olun).
HZ. SALİH PEYGAMBER KAVMİNE NE
SÖYLÜYOR?
26/ŞUARÂ-142: İz kâle lehum ehûhum sâlihun e lâ
tettekûn(tettekûne).
Onların
kardeşi Salih (A.S) da onlara: “Siz takva sahibi olmayacak mısınız (Allah'a
ulaşmayı dilemeyecek misiniz)?” demişti.
26/ŞUARÂ-143: İnnî lekum resûlun emîn(emînun).
26/ŞUARÂ-143: İnnî lekum resûlun emîn(emînun).
Muhakkak
ki ben, sizin için emin bir resûlüm.
26/ŞUARÂ-144: Fettekullâhe ve etîûn(etîûni).
26/ŞUARÂ-144: Fettekullâhe ve etîûn(etîûni).
Öyleyse
Allah'a karşı takva sahibi olun (Allah'a ulaşmayı dileyin) ve bana itaat edin
(bana tâbî olun).
HZ.LUT PEYGAMBER KAVMİNE NE SÖYLÜYOR?
26/ŞUARÂ-161: İz kâle lehum
ehûhum lûtun e lâ tettekûn(tettekûne).
Onların
kardeşi Lut (A.S) da onlara: “Siz takva sahibi olmayacak mısınız (Allah'a
ulaşmayı dilemeyecek misiniz)?” demişti.
26/ŞUARÂ-162: İnnî lekum resûlun emîn(emînun).
26/ŞUARÂ-162: İnnî lekum resûlun emîn(emînun).
Muhakkak
ki ben, sizin için emin bir resûlüm.
26/ŞUARÂ-163: Fettekullâhe ve etîûn(etîûni).
26/ŞUARÂ-163: Fettekullâhe ve etîûn(etîûni).
Öyleyse
Allah'a karşı takva sahibi olun (Allah'a ulaşmayı dileyin). Ve bana itaat edin
(bana tâbî olun).
HZ. ŞUAYİP PEYGAMBER KAVMİNE NE SÖYLÜYOR?
26/ŞUARÂ-177: İz kâle lehum şuaybun e lâ tettekûn(tettekûne).
Şuayb
(A.S) onlara: “Siz takva sahibi olmayacak mısınız (Allah'a ulaşmayı dilemeyecek
misiniz)?” demişti.
26/ŞUARÂ-178: İnnî lekum resûlun emîn(emînun).
26/ŞUARÂ-178: İnnî lekum resûlun emîn(emînun).
Muhakkak
ki ben, sizin için emin bir resûlüm.
26/ŞUARÂ-179: Fettekullâhe ve etîûn(etîûni).
26/ŞUARÂ-179: Fettekullâhe ve etîûn(etîûni).
Öyleyse
Allah'a karşı takva sahibi olun (Allah'a ulaşmayı dileyin). Ve bana itaat edin
(bana tâbî olun).
BU
PEYGAMBERLERİN HEPSİ İNSANLARI NEREYE ÇAĞIRIYOR?
26/ŞUARÂ-90:
Ve uzlifetil cennetu lil muttekîn(muttekîne).
Ve cennet, takva sahiplerine yaklaştırıldı.
DEMEK Kİ DAVET TAKVA’YA YANİ YÜCE ALLAH’A, Takva sahibi
olurlar ise ( Allah’a Ulaşmayı Dilerler ise ) CENNET’E DAVET
YAPILAN
BU DAVETİ
HZ. NUH PEYGAMBERİ
26/ŞUARÂ-105:
Kezzebet kavmu nûhınil murselîn(murselîne).
Nuh'un kavmi,
mürselinleri (resûlleri) tekzip ettiler (yalanladılar).
HZ. HUD
PEYGAMBERİ
26/ŞUARÂ-123:
Kezzebet âdunil murselîn(murselîne).
Ad kavmi,
mürselini (gönderilen resûlleri) tekzip etti (yalanladı).
HZ. SALİH
PEYGAMBERİ
26/ŞUARÂ-141:
Kezzebet semûdul murselîn(murselîne).
Semud (kavmi)
de mürselini (resûlleri) tekzip etti (yalanladı).
Y A L A N L A D I L A R
HZ. LUT PEYGAMBERİ
26/ŞUARÂ-160:
Kezzebet kavmu lûtınil murselîn(murselîne).
Lut (A.S)'ın
kavmi (de) mürselini (resûlleri) tekzip etti (yalanladı).
HZ.
ŞUAYİP PEYGAMBERİ
26/ŞUARÂ-176:
Kezzebe ashâbul eyketil murselîn(murselîne).
Eyke halkı
(da) mürselini (resûlleri) tekzip etti (yalanladı).
Y A L A N L A D I L
AR
KURAN-I KERİM ALEMLERİN RABBİNDEN İNDİRİLMİŞTİR.
26/ŞUARÂ-192:
Ve innehu le tenzîlu rabbil âlemîn(âlemîne).
Ve muhakkak ki
O (Kur'ân), gerçekten âlemlerin Rabbinden indirilmiştir.
KİM
İNDİRMİŞTİR?
26/ŞUARÂ-193:
Nezele bihir rûhul emîn(emînu).
O'nu, Ruh'ûl
Emin (Cebrail A.S) indirdi.
NE İÇİN VE
NEREYE İNDİRİLMİŞTİR?
26/ŞUARÂ-194:
Alâ kalbike li tekûne minel munzirîn(munzirîne).
Nezirlerden
(uyaranlardan) olman için senin kalbine.
DEMEKKİ KURAN-I KERİM
BİR TOPLUMA, BÜTÜN DÜNYA VE BÜTÜN ALEMLERE RAHMET OLMAK ÜZERE ( TOPLUMLARI
UYARMAK ÜZERE ) GÖNDERİLMİŞTİR.
BÜTÜN PEYGAMBERLER
İNSANLARI NEREYE DAVET ETTİLER?
26/ŞUARÂ-90:
Ve uzlifetil cennetu lil muttekîn(muttekîne).
Ve cennet,
takva sahiplerine yaklaştırıldı.
DEMEK Kİ DAVET
TAKVA’YA YANİ YÜCE ALLAH’A, Takva sahibi olurlar ise ( Allah’a Ulaşmayı
Dilerler ise ) CENNET’E DAVET
İNSANLAR YAPILAN ONCA DAVETİ NEDEN KABUL ETMEDİLER? HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZMÜ?
BU SORUNUN CEVABI YİNE KURAN-I KERİMDE
67/MULK-8:
Tekâdu temeyyezu minel gayz(gayzi), kullemâ ulkıye fîhâ fevcun seelehum
hazenetuhâ e lem ye’tikum nezîr(nezîrun).
(Cehennem) nerede
ise öfkesinden çatlayacak gibi olur. Oraya herbir grup atılışında onun
(cehennemin) bekçileri onlara: “Size nezir (uyarıcı) gelmedi mi?” diye sordu.
67/MULK-9: Kâlû belâ kad câenâ nezîrun fe kezzebnâ ve kulnâ mâ nezzelallâhu min şey'in entum illâ fî dalâlin kebîr(kebîrin).
67/MULK-9: Kâlû belâ kad câenâ nezîrun fe kezzebnâ ve kulnâ mâ nezzelallâhu min şey'in entum illâ fî dalâlin kebîr(kebîrin).
Onlar
(cehenneme atılanlar) dediler ki: “Evet, bize nezir gelmişti. Fakat biz onu
yalanladık ve Allah hiçbir şey indirmemiştir, siz ancak büyük bir dalâlet
içindesiniz, dedik.”
67/MULK-10: Ve kâlû lev kunnâ nesmeu ev na'kılu mâ kunnâ fî ashâbis saîr(saîri).
67/MULK-10: Ve kâlû lev kunnâ nesmeu ev na'kılu mâ kunnâ fî ashâbis saîr(saîri).
Ve: “Eğer biz
işitmiş veya akıl etmiş olsaydık, alevli ateş halkı arasında olmazdık.”
dediler.
1- PEYGAMBERLERİ VE RESULLERİ
YALANLAMAK
2- YÜCE ALLAH’IN KİTAPLARINI YALANLAMAK
3- YÜCE ALLAH’IN PEYGAMBER VE
RESULLERİNİ YALANLAYARAK HİDAYETE
MANİ OLUYORLAR.
BU YALANLAMALARINA SEBEP NEDİR?
1- İŞİTMEMEK ( Duymamak değil )
2- AKLETMEMEK
İNSANLAR NEDEN İŞİTMİYORLAR VE
AKLETMİYORLAR?
1-HASSALARI ENGELLİ OLDUĞU İÇİN
2/BAKARA-6:
İnnellezîne keferû sevâun aleyhim e enzertehum em lem tunzirhum lâ
yu’minûn(yu’minûne).
Onlar muhakkak
ki kâfirdirler. Onları ikaz etsen de etmesen de onlar için eşittir (birdir),
mü'min olmazlar.
2/BAKARA-7:
Hatemallâhu alâ kulûbihim ve alâ sem’ıhim, ve alâ ebsârihim gışâveh(gışâvetun),
ve lehum azâbun azîm(azîmun).
Allah onların kalplerinin üzerini ve işitme (sem'î)
hassasının üzerini mühürledi ve görme (basar) hassasının üzerine gışavet
(perde) çekti. Onlar için azîm (büyük) azap vardır.
2- UZUVLARI ENGELLİ OLDUĞU İÇİN
17/İSRÂ-45:
Ve izâ kara’tel kur’âne cealnâ beyneke ve beynellezîne lâ yu’minûne bil âhıreti
hicâben mestûrâ(mestûren).
Sen Kur'ân'ı
kıraat ettiğin (okuduğun) zaman, seninle ahirete (ölmeden evvel Allah'a
ulaşmaya ve kıyâmet gününe) inanmayanlar arasına hicab-ı mesture kıldık
(gözlerinin üzerine, seni peygamber olarak görmelerini engelleyen bir perde
koyduk).
17/İSRÂ-46:
Ve cealnâ alâ kulûbihim ekinneten en yefkahûhu ve fî âzânihim vakrâ(vakran), ve
izâ zekerte rabbeke fîl kur’âni vahdehu vellev alâ edbârihim nufûrâ(nufûren).
O'nu
(Kur'ân'ı), fıkıh (idrak) etmelerine karşı, (fıkıh edemesinler diye)
kalplerinin üzerine ekinnet ve onların kulaklarına vakra (işitme engeli)
kıldık. Ve sen, Kur'ân'da Rabbinin tekliğini zikrettiğin zaman nefretle arkalarına
döndüler.
YÜCE ALLAH’IN DAVETİ BUGÜN DE YAPILMAKTADIR, KIYAMET
GÜNÜNE KADAR DA YAPILMAYA DEVAM EDECEKTİR.
BU DAVET SADECE, YÜCE ALLAH’IN HİDAYETİNE MANİ OLANLARA
HARİÇ OLMAK ÜZERE KAİNATTAKİ BÜTÜN İNSANLIK ALEMİNE YAPILIR VE YAPILMAKTADIR.
UZUVLARA VE HASSALARA KONULAN ENGELLER BU DAVETE KARŞI
ÇIKANLARA VE BU HUSUSU TEŞVİK EDENLERE YÜCE ALLAH TARAFINDAN ANINDA KONULUR.
YİNE BİLİYORUZ Kİ BİRÇOK KİŞİ OKUMAYACAK, OKUYACAK VEYA
OLMAZ BÖYLE ŞEY DİYEREK İNKAR EDECEK.
ELİNİZE KURAN-I KERİMİ ALIN VE LÜTFEN OKUYUN, ARAŞTIRIN.
YAZILANLARIN DOĞRULUĞUNU GÖRECEKSİNİZ.
BÜTÜN İNSANLAR DALALETTE DOĞARLAR. YARATILIŞ FITRATLARI
HANİF YANİ EN GÜZELE ULAŞILBİLECEK ŞEKLİ İLEDİR.
İNSANLIK ALEMİNİN YARADILIŞ GAYESİ YÜCE ALLAH’A KUL
OLMAK VE NEFSİMİZİN AFETLERİNİ ARINDIRMAKTIR.
KURTULMAK İSTİYORMUSUNUZ?
Açın ellerinizi ve YÜCE ALLAH’A KALPTEN BİR DİLEKLE YALVARIN.
«YARABBİ BEN DE SANA KUL OLMAK, BEN DE SENİN SEVDİĞİN
KULLAR ARASINDA OLMAK, SENİN AF VE MAĞFİRETİNE ULAŞMAK İSTİYORUM. YARABBİ BANA
YARDIM ET. SEN YARDIMI SEVERSİN, AFFI SEVERSİN. KAPINA GELDİM YÜCE ALLAH’IM
AFFINA MUHTACIM, SEVGİNE MUHTACIM. BENİ DE KENDİNE ULAŞAN KULLARININ ARASINA
KABUL ET YARABBİ.» DİYE DUA EDİN.
HAYATINIZIN DEĞİŞTİĞİNİ GÖRECEKSİNİZ. BELKİ DE
HAYATINIZDA İLK DEFA MUTLU OLMAYA BAŞLADIĞINIZI HİSSEDECEKSİNİZ. YÜCE ALLAH’IN
SİZE VERDİĞİ FURKANLAR İLE ENGELLERDEN ARINDIĞINIZI, HAFİFLEDİĞİNİZİ FARK
EDECEKSİNİZ.
HAYATTAN ZEVK ALMAYA BAŞLAYACAKSINIZ. ÖNCE SEVECEK,
SONRA AŞIK OLMAYA BAŞLAYACAKSINIZ.
GERÇEK AŞIKI BULMAKTAN ÖTÜRÜ DÜNYA MUTLULUĞUNU VE AHİRET
MUTLULUĞUNA KAVUŞACAKSINIZ.
MUTLULUK İÇİN BİR TEK DİLEK YETER.
