28 Haziran 2013 Cuma

BİZ İNSANLAR NEDEN İDRAK EDEMİYORUZ?

"Allah!a ulaşmayı dilemek nedir ? Merak mı ediyorsunuz ?.


BİZ İNSANLAR NEDEN İDRAK EDEMİYORUZ?

       BÜTÜN PEYGAMBERLER BAKIN BİZLERE NE SÖYLÜYORLAR.

        26/ŞUARÂ-106: İz kâle lehum ehûhum nûhun e lâ tettekûn(tettekûne).
        Onların kardeşi Nuh (A.S) onlara: “Takva sahibi olmuyor musunuz?” demişti.
        26/ŞUARÂ-107: İnnî lekum resûlun emîn(emînun).
        Muhakkak ki ben, sizin için emin bir resûlüm.
26/ŞUARÂ-108: Fettekûllâhe ve etîûn(etîûni).
        Öyleyse Allah'a karşı takva sahibi olun (Allah'a ulaşmayı dileyin). Ve bana itaat edin

                 HZ.HUD AS. KAVMİNE NE SÖYLÜYOR?


        26/ŞUARÂ-124: İz kâle lehum ehûhum hûdun e lâ tettekûn(tettekûne).
        Onların kardeşi Hud (A.S) onlara: “Siz takva sahibi olmayacak mısınız (Allah'a ulaşmayı dilemeyecek misiniz)?” demişti.

        26/ŞUARÂ-125: İnnî lekum resûlun emîn(emînun).
        Muhakkak ki ben, sizin için emin bir resûlüm.

        26/ŞUARÂ-126: Fettekullâhe ve etîûn(etîûni).
        Öyleyse Allah'a karşı takva sahibi olun (Allah'a ulaşmayı dileyin) ve bana itaat edin (bana tâbî olun).
         
        HZ. SALİH PEYGAMBER KAVMİNE NE SÖYLÜYOR?

        26/ŞUARÂ-142: İz kâle lehum ehûhum sâlihun e lâ tettekûn(tettekûne).
        Onların kardeşi Salih (A.S) da onlara: “Siz takva sahibi olmayacak mısınız (Allah'a ulaşmayı dilemeyecek misiniz)?” demişti.

26/ŞUARÂ-143: İnnî lekum resûlun emîn(emînun).
        Muhakkak ki ben, sizin için emin bir resûlüm.

26/ŞUARÂ-144: Fettekullâhe ve etîûn(etîûni).
        Öyleyse Allah'a karşı takva sahibi olun (Allah'a ulaşmayı dileyin) ve bana itaat edin (bana tâbî olun).
         HZ.LUT PEYGAMBER KAVMİNE NE SÖYLÜYOR?

         26/ŞUARÂ-161: İz kâle lehum ehûhum lûtun e lâ tettekûn(tettekûne).
        Onların kardeşi Lut (A.S) da onlara: “Siz takva sahibi olmayacak mısınız (Allah'a ulaşmayı dilemeyecek misiniz)?” demişti.

26/ŞUARÂ-162: İnnî lekum resûlun emîn(emînun).
        Muhakkak ki ben, sizin için emin bir resûlüm.

26/ŞUARÂ-163: Fettekullâhe ve etîûn(etîûni).
        Öyleyse Allah'a karşı takva sahibi olun (Allah'a ulaşmayı dileyin). Ve bana itaat edin (bana tâbî olun).
         
     HZ. ŞUAYİP PEYGAMBER KAVMİNE NE SÖYLÜYOR?

        26/ŞUARÂ-177: İz kâle lehum şuaybun e lâ tettekûn(tettekûne).
        Şuayb (A.S) onlara: “Siz takva sahibi olmayacak mısınız (Allah'a ulaşmayı dilemeyecek misiniz)?” demişti.

26/ŞUARÂ-178: İnnî lekum resûlun emîn(emînun).
        Muhakkak ki ben, sizin için emin bir resûlüm.

26/ŞUARÂ-179: Fettekullâhe ve etîûn(etîûni).
        Öyleyse Allah'a karşı takva sahibi olun (Allah'a ulaşmayı dileyin). Ve bana itaat edin (bana tâbî olun).
         
    BU PEYGAMBERLERİN HEPSİ İNSANLARI NEREYE ÇAĞIRIYOR?

        26/ŞUARÂ-90: Ve uzlifetil cennetu lil muttekîn(muttekîne).
        Ve cennet, takva sahiplerine yaklaştırıldı.
         
       DEMEK Kİ DAVET TAKVA’YA YANİ YÜCE ALLAH’A, Takva sahibi olurlar ise ( Allah’a Ulaşmayı Dilerler ise ) CENNET’E DAVET

             YAPILAN BU DAVETİ

                     HZ. NUH PEYGAMBERİ
         
        26/ŞUARÂ-105: Kezzebet kavmu nûhınil murselîn(murselîne).
        Nuh'un kavmi, mürselinleri (resûlleri) tekzip ettiler (yalanladılar).
        HZ. HUD PEYGAMBERİ
        26/ŞUARÂ-123: Kezzebet âdunil murselîn(murselîne).
        Ad kavmi, mürselini (gönderilen resûlleri) tekzip etti (yalanladı).
        HZ. SALİH PEYGAMBERİ
        26/ŞUARÂ-141: Kezzebet semûdul murselîn(murselîne).
        Semud (kavmi) de mürselini (resûlleri) tekzip etti (yalanladı).

       Y A L A N L A D I L A R


       HZ. LUT PEYGAMBERİ

        26/ŞUARÂ-160: Kezzebet kavmu lûtınil murselîn(murselîne).
        Lut (A.S)'ın kavmi (de) mürselini (resûlleri) tekzip etti (yalanladı).

       HZ. ŞUAYİP PEYGAMBERİ

        26/ŞUARÂ-176: Kezzebe ashâbul eyketil murselîn(murselîne).
        Eyke halkı (da) mürselini (resûlleri) tekzip etti (yalanladı).


        Y A L A N L A D I L AR

      KURAN-I KERİM ALEMLERİN RABBİNDEN İNDİRİLMİŞTİR.

       
        26/ŞUARÂ-192: Ve innehu le tenzîlu rabbil âlemîn(âlemîne).
        Ve muhakkak ki O (Kur'ân), gerçekten âlemlerin Rabbinden indirilmiştir.
        KİM İNDİRMİŞTİR?
        26/ŞUARÂ-193: Nezele bihir rûhul emîn(emînu).
        O'nu, Ruh'ûl Emin (Cebrail A.S) indirdi.
        NE İÇİN VE NEREYE İNDİRİLMİŞTİR?
        26/ŞUARÂ-194: Alâ kalbike li tekûne minel munzirîn(munzirîne).
        Nezirlerden (uyaranlardan) olman için senin kalbine.

DEMEKKİ KURAN-I KERİM BİR TOPLUMA, BÜTÜN DÜNYA VE BÜTÜN ALEMLERE RAHMET OLMAK ÜZERE ( TOPLUMLARI UYARMAK ÜZERE ) GÖNDERİLMİŞTİR.

BÜTÜN PEYGAMBERLER İNSANLARI NEREYE DAVET ETTİLER?

        26/ŞUARÂ-90: Ve uzlifetil cennetu lil muttekîn(muttekîne).
        Ve cennet, takva sahiplerine yaklaştırıldı.
        DEMEK Kİ DAVET TAKVA’YA YANİ YÜCE ALLAH’A, Takva sahibi olurlar ise ( Allah’a Ulaşmayı Dilerler ise ) CENNET’E DAVET
        
      İNSANLAR YAPILAN ONCA DAVETİ NEDEN KABUL ETMEDİLER? HİÇ          DÜŞÜNDÜNÜZMÜ?

      BU SORUNUN CEVABI YİNE KURAN-I KERİMDE
         
        67/MULK-8: Tekâdu temeyyezu minel gayz(gayzi), kullemâ ulkıye fîhâ fevcun seelehum hazenetuhâ e lem ye’tikum nezîr(nezîrun).
        (Cehennem) nerede ise öfkesinden çatlayacak gibi olur. Oraya herbir grup atılışında onun (cehennemin) bekçileri onlara: “Size nezir (uyarıcı) gelmedi mi?” diye sordu.

67/MULK-9: Kâlû belâ kad câenâ nezîrun fe kezzebnâ ve kulnâ mâ nezzelallâhu min şey'in entum illâ fî dalâlin kebîr(kebîrin).
        Onlar (cehenneme atılanlar) dediler ki: “Evet, bize nezir gelmişti. Fakat biz onu yalanladık ve Allah hiçbir şey indirmemiştir, siz ancak büyük bir dalâlet içindesiniz, dedik.”

67/MULK-10: Ve kâlû lev kunnâ nesmeu ev na'kılu mâ kunnâ fî ashâbis saîr(saîri).
        Ve: “Eğer biz işitmiş veya akıl etmiş olsaydık, alevli ateş halkı arasında olmazdık.” dediler.
         
       1- PEYGAMBERLERİ VE RESULLERİ
            YALANLAMAK
       2- YÜCE ALLAH’IN KİTAPLARINI YALANLAMAK
       3- YÜCE ALLAH’IN PEYGAMBER VE
            RESULLERİNİ YALANLAYARAK HİDAYETE
            MANİ OLUYORLAR.
       BU YALANLAMALARINA SEBEP NEDİR?
        
      1- İŞİTMEMEK ( Duymamak değil )
       
      2- AKLETMEMEK
        
          İNSANLAR NEDEN İŞİTMİYORLAR VE AKLETMİYORLAR?

       1-HASSALARI ENGELLİ OLDUĞU İÇİN


        2/BAKARA-6: İnnellezîne keferû sevâun aleyhim e enzertehum em lem tunzirhum lâ yu’minûn(yu’minûne).
        Onlar muhakkak ki kâfirdirler. Onları ikaz etsen de etmesen de onlar için eşittir (birdir), mü'min olmazlar.

        2/BAKARA-7: Hatemallâhu alâ kulûbihim ve alâ sem’ıhim, ve alâ ebsârihim gışâveh(gışâvetun), ve lehum azâbun azîm(azîmun).
      Allah onların kalplerinin üzerini ve işitme (sem'î) hassasının üzerini mühürledi ve görme (basar) hassasının üzerine gışavet (perde) çekti. Onlar için azîm (büyük) azap vardır.
      2- UZUVLARI ENGELLİ OLDUĞU İÇİN

        17/İSRÂ-45: Ve izâ kara’tel kur’âne cealnâ beyneke ve beynellezîne lâ yu’minûne bil âhıreti hicâben mestûrâ(mestûren).
        Sen Kur'ân'ı kıraat ettiğin (okuduğun) zaman, seninle ahirete (ölmeden evvel Allah'a ulaşmaya ve kıyâmet gününe) inanmayanlar arasına hicab-ı mesture kıldık (gözlerinin üzerine, seni peygamber olarak görmelerini engelleyen bir perde koyduk).

        17/İSRÂ-46: Ve cealnâ alâ kulûbihim ekinneten en yefkahûhu ve fî âzânihim vakrâ(vakran), ve izâ zekerte rabbeke fîl kur’âni vahdehu vellev alâ edbârihim nufûrâ(nufûren).
        O'nu (Kur'ân'ı), fıkıh (idrak) etmelerine karşı, (fıkıh edemesinler diye) kalplerinin üzerine ekinnet ve onların kulaklarına vakra (işitme engeli) kıldık. Ve sen, Kur'ân'da Rabbinin tekliğini zikrettiğin zaman nefretle arkalarına döndüler.

       YÜCE ALLAH’IN DAVETİ BUGÜN DE YAPILMAKTADIR, KIYAMET GÜNÜNE KADAR DA YAPILMAYA DEVAM EDECEKTİR.
       BU DAVET SADECE, YÜCE ALLAH’IN HİDAYETİNE MANİ OLANLARA HARİÇ OLMAK ÜZERE KAİNATTAKİ BÜTÜN İNSANLIK ALEMİNE YAPILIR VE YAPILMAKTADIR.
       UZUVLARA VE HASSALARA KONULAN ENGELLER BU DAVETE KARŞI ÇIKANLARA VE BU HUSUSU TEŞVİK EDENLERE YÜCE ALLAH TARAFINDAN ANINDA KONULUR.

       YİNE BİLİYORUZ Kİ BİRÇOK KİŞİ OKUMAYACAK, OKUYACAK VEYA OLMAZ BÖYLE ŞEY DİYEREK İNKAR EDECEK.
       ELİNİZE KURAN-I KERİMİ ALIN VE LÜTFEN OKUYUN, ARAŞTIRIN. YAZILANLARIN DOĞRULUĞUNU GÖRECEKSİNİZ.
       BÜTÜN İNSANLAR DALALETTE DOĞARLAR. YARATILIŞ FITRATLARI HANİF YANİ EN GÜZELE ULAŞILBİLECEK ŞEKLİ İLEDİR.
       İNSANLIK ALEMİNİN YARADILIŞ GAYESİ YÜCE ALLAH’A KUL OLMAK VE NEFSİMİZİN AFETLERİNİ ARINDIRMAKTIR.
KURTULMAK     İSTİYORMUSUNUZ?

       Açın ellerinizi ve YÜCE ALLAH’A  KALPTEN BİR DİLEKLE YALVARIN.
       «YARABBİ BEN DE SANA KUL OLMAK, BEN DE SENİN SEVDİĞİN KULLAR ARASINDA OLMAK, SENİN AF VE MAĞFİRETİNE ULAŞMAK İSTİYORUM. YARABBİ BANA YARDIM ET. SEN YARDIMI SEVERSİN, AFFI SEVERSİN. KAPINA GELDİM YÜCE ALLAH’IM AFFINA MUHTACIM, SEVGİNE MUHTACIM. BENİ DE KENDİNE ULAŞAN KULLARININ ARASINA KABUL ET YARABBİ.» DİYE DUA EDİN.
       HAYATINIZIN DEĞİŞTİĞİNİ GÖRECEKSİNİZ. BELKİ DE HAYATINIZDA İLK DEFA MUTLU OLMAYA BAŞLADIĞINIZI HİSSEDECEKSİNİZ. YÜCE ALLAH’IN SİZE VERDİĞİ FURKANLAR İLE ENGELLERDEN ARINDIĞINIZI, HAFİFLEDİĞİNİZİ FARK EDECEKSİNİZ.
       HAYATTAN ZEVK ALMAYA BAŞLAYACAKSINIZ. ÖNCE SEVECEK, SONRA AŞIK OLMAYA BAŞLAYACAKSINIZ.
       GERÇEK AŞIKI BULMAKTAN ÖTÜRÜ DÜNYA MUTLULUĞUNU VE AHİRET MUTLULUĞUNA KAVUŞACAKSINIZ.
       MUTLULUK İÇİN BİR TEK DİLEK YETER.